|
ONBİNLER, EMEK PLATFORMUNUN ÇAĞRISI İLE
"SOSYAL
DEVLET - SOSYAL ADALET" MİTİNGİ İÇİN
20 KASIM'DA ANKARA'YA GELDİ
20 Kasım 2004
|

|
Emek Platformu Başkanlar
Kurulu "Sosyal devlet - Sosyal adalet" mitingi için bütün
emek ve demokrasi güçlerini 20 Kasım 2004 günü Ankara'ya çağırdı. Bu
aslında SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devrine yönelik yasa
tasarısı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kapatılmasına yönelik
yasa tasarısına karşı yapılan eylemliliklerin devamı niteliğinde bir
çağrıydı. Çağrıda iş yerlerimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz
deniliyor ve şunlar söyleniyordu:
|
|
Yıllardan beri IMF ve Dünya
Bankası dayatmaları ile çıkarılan ve çıkarılmak istenen yasa ve
yönetmeliklerle sosyal devlet uygulamaları tasfiye edilmeye çalışılmaktadır.
Kamu Yönetimi Temel Kanunu ile istediği sonucu alamayan Hükümet taktik
değişikliği yaparak bu yasanın içindeki maddeleri tek tek yasa haline
getirmektedir. AKP Hükümetinin bugün Mecliste olan SSK Sağlık
Kurumlarının Sağlık Bakanlığı'na devri ve Köy Hizmetleri Genel
Müdürlüğü'nün kapatılmasına ilişkin yasa tasarılarının anlamı budur.
Sosyal Güvenlik Reformu adı altındaki ve Kamu Personel Rejimi yasa
Tasarısı yakın zamanda gündeme getirilecektir.
1. SSK Yok Edilerek SSK Sağlık Kurumları Yerel
Yönetimlere ve Özel Sermayeye Devredilmek İsteniyor: SSK Sağlık kurumları
hükümet tarafından bir oldu bittiye getirilerek Sağlık Bakanlığı'na
devredilmek istenmektedir. Kamu Yönetimi Temel İlkeleri Kanunu
Tasarısı'nda da ifade edildiği gibi Sağlık Bakanlığı'na bağlı tüm sağlık
tesisleri özelleştirilmek istenmektedir. Bu kanunda Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı bu uygulamanın dışında bırakılmıştır. Bu devir yasası
ile birlikte SSK Sağlık Kuruluşlarının da yerel yönetimlere devredilmesi
imkan dahillerine girmiştir. Kısacası Hükümet yetkililerinin ifade ettiği
gibi sağlık tek elde toplanmayacak, çok sayıdaki ele dağıtılacaktır.
Sağlık Bakanlığının buradaki rolü bir tür aracı kuruluştur.
2. Halk Sağlık Hakkına Ulaşmak İçin Hem Daha
Fazla Prim Ödeyecek Hem de Cepten Ödeme Yapacak: Hükümet yetkililerince
ifade edilen Sosyal Güvenlik Reformu ve Genel Sağlık Sigortası tasarıları
da sağlığın ticarileştirilmesi girişimlerinin diğer yarısıdır. Bugün
sigortalı bir işçi sağlık hakkına maaşının %5'i oranında bir kesinti ile
ulaşırken, genel sağlık sigortası ile maaşından %6 oranında bir kesinti
ile temel sağlık paketine ulaşabilecektir. Temel Sağlık Paketinde yer
almayan sağlık hizmetleri için tekrar cepten ödeme yapmak zorunda
kalacaktır. Kısacası daha çok ödeyerek daha az sağlık hizmeti
alabilecektir. Hükümetin önerdiği genel sağlık sigortası değil, asgari
sağlık sigortasıdır. Kabul edilemez.
3. SSK Hastaneleri Verimsiz Değildir:
SSK Sağlık Bakanlığına ait hastane sayısının beşte birinden daha az
hastane sayısı ile 36.000 insana hizmet vermektedir. SSK ülkemizde kendi
sağlık hizmetini kendisi veren tek sosyal güvenlik kuruluşudur. Bugün
Emekli Sandığının kişi başı yıllık sağlık harcaması 317$, Bağ-Kur'un 224$
iken SSK'nın kişi başı yıllık sağlık harcaması sadece 134$ dır. Bu
rakamlarla SSK Sağlık kurumlarının Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerden
daha verimli çalıştığı açıkça görülmektedir.
4. Hükümet Kamuoyunu "SSK'nın Açığını
Kapatacağız" Söylemi ile Aldatmaktadır: SSK'nın 2004 yılı açığı beş
katrilyon olarak hedeflenmiştir. Kurumun prim alacaklarının tahsili
halinde açık vermesi söz konusu olmayacaktır. Bugün için işverenlerin
SSK'ya borcunun 5 katrilyon olduğu unutulmamalıdır. Kayıt dışı istihdamın
kayıt altına alınması halinde de SSK'ya yılda ek olarak 8 katrilyon
kaynak sağlanacağı hesaplanmaktadır.
5. 55.000 SSK Sağlık Çalışanının İş
Güvencesi Tehlikededir: Tasarıda 55.000 sağlık personeli içerisinde uygun
kadro karşılığı ve ihtiyaç olduğu takdirde Bakanlık personeli olarak
çalıştırılabileceğimiz ifade edilmektedir. Sağlık personeli olarak nerede
ve hangi özlük hakları çerçevesinde çalışacağımız belirsizdir.
6. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kapatılamaz: Köy
Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapatılmak isteniyor. Böylece Köy
Hizmetlerinin 36.000 köye götürdüğü hizmetler üzerinden yerel ve uluslar
arası tekellerin kar etmesi amaçlanıyor. Kırda yaşayan yaklaşık 23 milyon
vatandaşa 7 ana sektör 26 alt sektörde hizmet götüren bu kuruluşun
ortadan kaldırılması ile köylüler bu hizmetlerden ancak ek parasal katkı
sunarak yararlanabileceklerdir. Köy yollarının kar mücadelesi bile
köylünün parası ile yapılacaktır. Bir çok hizmetin nasıl yürütüleceği ise
belirsizdir. Aynı zamanda 50.000 çalışan iş güvencesini kaybediyor.
Demokratik mücadelenin önemli bir bileşeni olan sendikalar yok edilmek
isteniyor. Ayrıca bu kuruluş hiçbir veriye dayanmaksızın verimsiz
çalışıyor gerekçesi ile bu alandaki kamu kaynakları ve hizmet alanları
siyasal organizasyonların denetimine sunulmak istenmektedir.
Sonra on binler geldi
Ankara'ya.
On binlerin, Direnme direne
kazanacağız, Yaşasın sınıf dayanışması, SSK bizimdir bizim kalacak, Köy
Hizmetleri kapatılamaz, İşçi memur el ele genel greve, Eğitim Sen
kapatılamaz, Zafer direnen emekçinin olacak, Genel grev genel direniş
sloganları ile siyasal iktidarı protesto eden ıslıkları Ankara'yı
çınlattı. ABD'nin Ortadoğuda uyguladığı politikalar ve Felluce'deki
katliamı için "Katil ABD Ortadoğu'dan Defol" sloganı hep
birlikte atıldı.
Miting sonunda genel grev için
yapılan oylamaya, on binlerce emekçi ve kamu çalışanı hep birlikte evet
dediler.
TMMOB ve bağlı odaları da
açılan pankartlarla alanda idi.

|